26 Aralık 2009 Cumartesi

7 Kasım 2009 Cumartesi

...

Şimdi anlıyor musun neden hiç bir beklentim olmadığını,güzel şeylerin hayalini kurmadığımı çünkü korkuyorum anlıyor musun “hayal kırıklığı” denen şey bana ağır geliyor.Yaklaşmak bile beni ürkütüyor.O yüzden ben böyle iyiyim.Daha sormayın.Sizin sorularınız beni bunaltıyor. Beklemiyorum,ummuyorum,düşünmüyorum.Bunu başarmak beni mutlu ederken size ne oluyor?Konuşmakta istemiyorum.Evet istersem bundan böyle kimseyle konuşamayacağım bu zorunda kaldığım için değil benim tercihim.Ben istediğim için bu böyle.Mutsuz da değilim ben.Lütfen biraz anlayışlı olun.


çalıntıdır...

5 Ekim 2009 Pazartesi

Gloomy Sunday



model:Mahmutcan

28 Eylül 2009 Pazartesi

7 Ağustos 2009 Cuma

bikaç enstantane...










Aaron - U Turn (lili)



Lili (Türkçe Çeviri)

Aaron

şu sahte yaşamından sıyrıl bir daha..
ne olursun, bırak tüm alışkanlıklarını...
göreceksin, yaşanıyor ihtiyaç olmadan yardıma...
pek çoğu var öğreneceğin dahası...

ileriye atacağın her adımda...
karşına çıkacak her sorunda...
ben olacağım senin yanında
ortasından geçeceğin her sokakta...
evvelinde bulunmadığın mekânlarda...
ben olacağım senin yanında...

lili...

biliyorsun bizim gibiler için bir yer var hâlâ...
her damarda dolanır aynı kandan...
seni melek yapanın kanatlar olmadığını anlarsın...
tek yapacağın çıkarmak kötülükleri aklından...

ileriye atacağın her adımda...
karşına çıkacak her sorunda...
ben olacağım senin yanında...
ortasından geçeceğin her sokakta...
evvelinde bulunmadığın mekânlarda...
ben olacağım senin yanında...

lili...

bir busedeki göz açıp kapanmada bulacağız cevabı...
it tüm korkularını gölgelerin derinlerine...
benzeme sakın renksiz bir hayalete...
çünkü hayatın en güzel resmi senin içinde...

Ben Live versiyonunu çok daha fazla sevdim

26 Haziran 2009 Cuma

24 Haziran 2009 Çarşamba

Köpekli Teyze



Gümüşsuyunda otobüsün içinden manuel lens ile çektim.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Boşuna

Sen yoksun...
Boşuna yağıyor yağmur...
Birlikte ıslanmayacağız ki...

Boşuna bu nehir...
Çırpınıp pırpırlanması...
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...

Uzar uzar gider...
Boşuna yorulur yollar...
Birlikte yürüyemiyeceğiz ki...

Özlemler de ayrılıklar da boşuna
Öyle uzaklardayız...
Birlikte ağlayamayacağız ki

Seviyorum seni boşuna...
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı Bölüşemiyeceğiz ki...

Aziz Nesin

Tekrar tekrar teşekkürlerimi sunarım Xenia Hanım :)

Amor Fati

Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Herşey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan esen burdan eser, kaya banamısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı....
Sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..

"Amor Fati - Nietzsche "
(Kaderini sev-belki seninki en iyisidir)

Tekrar teşekkürler Xenia :)

Twitter vs Facebook

21 Haziran 2009 Pazar

İnsan Halleri





02

Hakkı Baba

Taksim ve Beşiktaş sokaklarının vazgeçilmez karakteri Malzemeci Hakkı Baba :)









Hakkı Baba ve Gitarcı Teyze gece saat 03:00 suları, bu kareyi herkes yakalayamaz dikkatinizi çekerim :D (odaklama manueldeymiş farketmedim foto berbat çıktı)

01

Sadece Senin Yüzün

Yeraltında bir bizans sarnıcı gibi loş
Kuyularda körlerin durağan bakışlarını
Tedirgin bir çocuğun önsezileriyle
Bozmadan geçerken hiç düşünmemiştim
YUkarda bembeyaz bir güvercinin
Mavi bir balkonun bulutlarından
Benim toprağımı aradığını
Karşıda tepelerin hayal perdesini
Bir sardunya ağacı hışırdatıyor
Koyunlar sessiz bir yılan bir güneş
Bir kısrağı her yıl aşan kırların
Azgın tanrısı Pan`dan doğma yabansı
Ve inatçı bir keçi gibi Gavvino
Bir zincirlemeyle geçiyor çocukluğumun
Kısa pantolonlu kara gözlü yoksulluğuna
Sanki Pera`nın bindokuzyüzden
Art nouveau pencerelerden baktığı
Tirşe haliç ve loş kumrular oteli
Birbirinden habersiz iki odada
Seni de salıyor düşlere ve beni
Tanrım görmeden tedirgin ve kızgın
Gümüş bir asansör çıkarırken seni
Kara bir ağırlık gibi iniyorum boşluğa
Sakalının koyu meşe dallarıyla
Kapatınca karanlık bulutlar
Göklerdeki hâsin ve eski ahitten
Bir mezmurla isyan eden babamız
Dilsiz ve korkulu ve yoksul
Sıkı toprağı delip güneşe doğru
Alınyazısı yırtan ufacık tohum
Benim geçmiş tarlalardan arkadaşım
Kemik saplı kaçamak bir çakıyla
Kurak hayalgücümü kanatıyor
Sanki bir sayım günü ya da sikiyönetim
Issız sokaklarında surdiplerinin
Birbirine rastlamadan dolaşan
İki serüvenci gezgin gibiyiz
Bomboş bir sinemanın koltuklarında
Kapkara bir perdeyle ayrılmış gözlerimiz
Bir kuzunun boğazına saplanan hançer
Birden gürültülere boğuyor kenti
Kanlı sokaklarında gondollar yüzdüren
Bir venedik dişarda bu bozgun bizans
Çocukları hançerleyip öldürüyorlar
Kırik bir akordeon gibi yüzleri
Sanki erken rönesansın bir sarayında
Sesleri sarmaşıklar gibi bir madrigalin
İki sağır şarkıcı gibiyiz
Şiirimiz sarılıyor usanmaksızın
Birbirine ve biz sarılamıyoruz
Gölgeli kümeslerde yeniyetmeler
Kucağında fısıldaşan tavuklar
Kara gözlü sıpalar ve soluk soluğa
Evreni sevişmenin kuşlarıyla dolduran
Gelinler metresler orospular melekler
Ağaçların ve rüzgarın ve tüm denizlerin
Seslerine karışan su azgın hayat
Sanki seni ve beni
Boğazın çok derin akıntılarında
Ters yöne habersiz yelken kaldıran
İki çağdışı ve şaşkın balık gibi
Bir doyumsuz hasrete tutsak ediyor
Perdede şimdi kocaman bir hayal
Sadece senin yüzün

Onat Kutlar

Teşekkürler Xenia ;)

10 Haziran 2009 Çarşamba

uyumak istiyorum

iki yıldız arası göğe asılı hamak...
uyku, uyku... zamansız ve mekansız, uyumak.

uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı;
harfsiz ve kelimesiz düşünmek yaradanı.

ilgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik;
bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik.

usandım boş yere hep gitmelerden, gelmelerden;
bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden!

göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık;
kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık.

bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri;
raflarda toza batmış peygamberlerden bildiri.

her gün yalnız namazdan namaza uyanayım;
bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım!

ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla!
yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla...

8 Mart 2009 Pazar

OCZ NIA




Az önce bir arkadaşım vasıtasıyla bu aleti deneme fırsatı buldum çok ilginç bir araç beyin dalgalarınızı algılayarak bilgisayarınızı kontrol etme olanağı sağlıyor.İlk taktığınızda kontrol etmeyi öğrenmek zaman alıyor ama biz standart sürelere göre çok iyi zamanlamalarda alete adepte olduk.

Kontroller İçin Gerekli Ortalama Pratik Süresi:
- Kas Hareketleri: 30 dakika
- Göz Hareketleri (NIA sadece yatay göz hareketlerini algılayabilmektedir): 2-3 saat
- Beyin Dalgaları: 50-60 saat

Beyin fonksiyonlarınızı grafik olarak gösterdiği bir programıda mevcut ben TV izlerken denemek istedim altyazı okuduğum halde beyin fonksiyonlarım TV izlerken nerdeyse sıfıra indi.Ülkemizde satışına başlanmış sanırım tam bilmiyorum ama 400 TL civarı bir fiyatı var.

Kullanım önerilerinde her 20 dakikada bir ara verin yazıyor benim başım ağrıyor şu anda fazla oynamamama rağmen.

13 Şubat 2009 Cuma

KRİZZZZ!

Yok artık! Bu kadarı fazla...

Programın adı, “Damat Beğendi”.

Yeni başlıyor ya da başladı.

Ben fragmanlarını seyrettim.

Seyrettim ve midem bulandı.

“Yok artık!” dedim.

İlk aklıma gelen cümle buydu...

Sonra, “Nereye gidiyoruz biz”, “bunlara bir dur diyen çıkmayacak mı” demeye başladım.

Ondan sonrakiler ise bu kadar masum değildi.

Önce bilmeyenlere programı anlatayım

Üç genç kız, yemekleriyle kendilerini bir damat adayına ve onun annesine beğendirmeye çalışıyor.

“Yemekteyiz” ile “Gelinim Olur musun?”un birleşimi...

İki beterden ortaya bir besbeter çıkmış yani...

Akıl şu:

İki reytingi yüksek formatı karıştır, çok seyredilsin.

Fikri gelmiş!

Fikri gelmesine gelmiş de, yahu hiç mi önünü arkasını düşünmezsiniz?

Bu millete ne seyrettirdiğinizin hiç mi bilincinde olmazsınız?

Ne vermeye çalıştığınızın hiç mi farkında olmazsınız?

Ben biraz anlatmaya çalışayım o zaman:

Genç kızları formatladıkları yere bakın: Yemek pişirerek, kayınvalideye yalakalık yaparak kendilerini beğendirecekler.

Beğendirirlerse, evlenecekler!

Kızların kendilerini beğendirme kıstasına bak!

Her şey çok fena!

Üç genç kız kendilerini bir erkeğe beğendirmek için yarışacaklar.

Üstelik yemek pişirerek...

İçi acıyor insanın...

Niye biliyor musunuz?

Bunlar yüzünden, kadınları aşağılayanlar aklanıyor.

Haklı çıkıyorlar.

Bunlar yüzünden, kızlar okumaktan vazgeçebiliyor. Çünkü evde oturup yemek pişirmeyi zevkli veya olağan bir şeymiş gibi algılıyorlar. Ta ki, başlarına gelene kadar...

Bunlar yüzünden 20 yaşındaki genç kadın, kucağında çocuğuyla, gözünün içine baka baka, “ne okuyacam, gerek yok” diyebiliyor. En ufak bir pişmanlık dahi duymadan...

İnanamıyorum.

Onlara okumaları, kendi ekonomik özgürlüklerini kazanmaları gerektiği bilincini verecek, buna özendirecek yayınlar yerine, ellerini hangi taşın altına koyuyorlar?

Niye?

Reyting alıyor diye...

Yazık!

Hadi onlar yapıyor, peki bu RTÜK ne işe yarar?

Hayatta sigara görüntülerinden daha fena bir şey yok mudur?

Sigara ve sevişme sahneleri ahlaksız ve zararlı da, bu programlar çok mu ahlaklı ve yararlı?

Sigarayı mozaikle, erotikleri geç vakte al, bunu çoluk çocuk herkesin görebileceği saatte herkese seyrettir.

Sonra da, “toplumu koruyoruz” de.

Yok artık!

Söylenmeye böyle başlamıştım ya, sonra da şöyle devam ettim:

Ben...

Bu formatı akıl edenin.

Bunu kabul edenin.

Yayına sokanın.

Katılan kızların.

Katılan erkeklerin.

Katılan annelerin.

Ve bunu seyredenlerin.

İsmini saymayı unuttuğum ilgili herkesin.

Taaa...

Vicdanlarına şaşarım!




Dilek Önder/VATAN

Çalıştığım şirket satış temsilcisi arıyor 2 haftadır, geçen hafta 20 kişiye(hepsi bayan) randevu verildiyse bunlardan 15i randevuya gelmemiştir(komik sebeplerden, asıl sebepleri yukarda yazıyor) durum böyleyken ülkede işsizlik var demek........

Sarıkamış...

10 Şubat 2009 Salı

Nancy Sinatra - Bang Bang

Annie Leibovitz'den

Oscar adayı isimlerin fotoğrafları

Danny Boyle & Dev Patel

Darren Aronofsky & Mickey Rourke

Sam Mendes & Kate Winslet

Gus Van Sant & Sean Penn

Woody Allen & Penelope Cruz

Meryl Streep & John Patrick Shanley

Christopher Nolan & Heath Ledger

Clint Eastwood

3 Şubat 2009 Salı

31 Ocak 2009 Cumartesi

Feridun Düzağaç - Tesadüfler

ne zaman arabamı yıkatsam mutlaka yağmur yağar
yağmurda yürüsem su sıçratır üstüme pis arabalar
en uzun yanan yeşil ben geçecekken sararır
sol girsem sol tıkalı, terk ettiğim şerit boşalır

'doğru zaman, doğru yer' hikayesi
nerde yazılır bu kara bahtın reçetesi

ne zaman falıma bakılsa falcıları bir keder alır
dilek tutmak istesem yıldızlarım çakılı kalır
gecenin bir yarısı son sigarama dökülür çayım
telefonum çalar ses gelmez: hep mi yanlış numarayım

ne kumarlar kaybettim aşk için bile bile
şeytanın bacağı demirden, gelmiyor dize

ah, bu kör talihim nerde olsam bulur beni sobeler
ben mutluluktan bi parça şefkat dilenirken
hiç sevmiyor beni tesadüfler...
...anladım ki kral tesadüfler


Jeff Dunham - Achmed the Dead Terrorist

30 Ocak 2009 Cuma

08 - 09 kış modası



Modayı takip eden seçkin cadde hanımlarının önünde saygıyla eğiliyorum.