31 Ocak 2009 Cumartesi

Feridun Düzağaç - Tesadüfler

ne zaman arabamı yıkatsam mutlaka yağmur yağar
yağmurda yürüsem su sıçratır üstüme pis arabalar
en uzun yanan yeşil ben geçecekken sararır
sol girsem sol tıkalı, terk ettiğim şerit boşalır

'doğru zaman, doğru yer' hikayesi
nerde yazılır bu kara bahtın reçetesi

ne zaman falıma bakılsa falcıları bir keder alır
dilek tutmak istesem yıldızlarım çakılı kalır
gecenin bir yarısı son sigarama dökülür çayım
telefonum çalar ses gelmez: hep mi yanlış numarayım

ne kumarlar kaybettim aşk için bile bile
şeytanın bacağı demirden, gelmiyor dize

ah, bu kör talihim nerde olsam bulur beni sobeler
ben mutluluktan bi parça şefkat dilenirken
hiç sevmiyor beni tesadüfler...
...anladım ki kral tesadüfler


Jeff Dunham - Achmed the Dead Terrorist

30 Ocak 2009 Cuma

08 - 09 kış modası



Modayı takip eden seçkin cadde hanımlarının önünde saygıyla eğiliyorum.

Semantik Web ile Türkiye - ABD Kıyaslaması: Ursula K. LeGuin ve Oğuz Atay

Basit bir soru: X ülkesinin vatandaşı olan yazarları ve her birisinin kitaplarının listesini getir.
Süre: 2 dakika.
Yukarıdaki işi bir programcı olarak nasıl yapardınız? Mesela X = Türkiye.
Çok basit bir soru gibi görünüyor.
Acaba gerçekten öyle mi? İsterseniz bir deneyin.
İsterseniz süreyi 20 dakikaya çıkaralım. Yahut 2 saate. Kaç yazarın kaç kitabını getirebilirsiniz? Ne kadarlık bir bilgisayar kodu yazmanız gerekir, o kod hangi kaynaklara bağımlı olur, ne kadar sürede çalışır?
Şimdi siz bunu düşünedurun, dbpedia.org’a SPARQL sorgulama dili ile birkaç soru soralım ve sonuçlarına bakalım:

- ‘American’ ‘writer’ olan kişileri listele (500 tane ile sınırla) (epey bir yazarı barındıran listemiz hazır).
- Yukarıdaki listeden bir yazar seçelim, mesela Ursula K. LeGuin, şimdi LeGuin’in kitaplarını listeleyelim (epey bir kitap gelir).
- ‘Turkish’ ‘writer’ olan kişileri listele (500 tane ile sınırla) (sadece 4 yazarlık bir liste gelir)
- Oğuz Atay’ın kitaplarını listele (sadece tek bir kitap gelir, hangisi tahmin edin).
Sonuç-1: Teşekkürler semantik web, teşekkürler Türkiye.
Sonuç-2: Daha 40 fırın ekmek yememiz gerekiyor gibi görünüyor.
Sonuç-3: Buna da şükür, dbpedia.org, vs. sağolsun insanlar yemiyor içmiyor yığınla metin verisini ele avuca gelir ve semantik olarak otomatik işlenebilir şekilde kodlayıp kamunun erişimine açıyorlar. Semantik web ne işe yarıyor ve neden desteklenmeli ki acaba diye soranlara verilebilecek güzel bir örnek.


Alıntı

25 Ocak 2009 Pazar

Frankie Goes To Hollywood - The Power Of Love



Cashback filmini izleyenler bu şarkıyı iyi bilirler filmin en vurucu sahnelerinden birinde damardan girer izleyicinin kanına.Videoda ses kalitesi düşük o yüzden mp3ünü temin etmenizi tavsiye ederim.

20 Ocak 2009 Salı

15 Ocak 2009 Perşembe

Slumdog Millionaire




Bu gece 3 film ardarda yapayım dedim Slumdog Millionaire, The Wrestler ve Before the Rain'i izledim.Slumdog harika bir film 26 tane uluslararası ödüle sahip bunlardan 4 tanesi Golden Globe ayrıca IMDB Top250'de 34. sırada.Film bana kurgu olarak Forrest Gump'ı hatırlattı ama Slumdog çok daha güzel bir senaryoya sahip insana izlerken çok farklı hazlar veriyor.Çok çok çok harika bir film aslında film temel olarak Amerikan Rüyası ve Gerçek Hindistan'ı konu alıyor diyebilirim çok harika bir drama olmuş izleyin izlettirin.Ayrıca son sahne izlediğim en anlamlı an müthiş final sahnesi diyebilirim daha fazla açıklarsam spoiler vermiş olurum.

Trailer:

The Wrestler



Darren Aronofsky filmi, jenerikte Clint Mansell adı geçiyor bu filmin beni tatmin edememe ihtimali "0" olur diye düşündüm hemen aldım DVDsini.The Wrestler 2 adet Golden Globe ödülü aldı geçen gün birçok festivalden de ödülle dönmüş bir film.Ben filme bayıldım herşeyiyle mükemmel bir drama özellikle Mickey Rourke'un performansı inanılmaz filmin ortalarında kızıyla beraber eski favori yerlerine gittiklerinde yaptığı konuşma beni kötü ağlattı diyebilirim.Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim klişelerden uzak çok gerçekçi ve içten bir film olmuş ayrıca filmin finalide çok güzeldi.Kendi iç dünyamızla olan savaşı konu alan mükemmel bir film kısaca.IMDB Top250 #52.

10 Ocak 2009 Cumartesi

Damien Rice - Woman like a man




Link:http://www.youtube.com/watch?v=R3WfsDHDVdY

Alicia Keys & Jack White - Another Way To Die

Avukatlar Facebook’a bakıyor

Edip ÖYMEN

Her aklına geleni Facebook’a yazanların başı dertte. Yazdıkları, gün gelip, aleyhlerinde kullanılabilir. Zaten kullanılıyor da...

l ABD’de bir kişi, kendisine cinsel taciz yapıldığını iddia etti. Ama acaba MySpace/Facebook’ta cinsel bakımdan “davetkar” pozları çıkmış mıydı?

l Texas’ta bir sürücü, ölümlü kaza yaptı. Savcı, adamın MySpace hesabında “Ben alkolik değilim, ama içmeyi iş edinmişim” yazdığını buldu.

Emniyet, üniversiteler, okullar, şirketler MySpace/Facebook/Bebo türü sosyal paylaşım sitelerini tarıyor ve kim hangi konuda ne yazmış diye aranıyor. Gerek çevrimiçi güvenlik gedikleri, gerekse kullanıcıların saflığı nedeniyle özel yaşamda kalması gereken bir sürü ayrıntı, siber alame yayılıyor.

California’da Otomobil Kulubü’nün 27 çalışanı meslektaşları hakkında MySpace’de görüş belirtince işten atıldılar.

l Florida’da bir emniyet müdürü (şerif) yardımcısı, MySpace’de göğüs meraklısı “sıkı bir içici” olduğunu yazdı. İşten atıldı.

l İngiltere’de bir memur, çalıştığı şirket hakkında “Burada çalışmak berbat” deyince işten atıldı.
l Las Vegas’ta Katolik eğitimi verilen bir okulda çalışan öğretmen, MySpace’de eşcinsel olduğunu yazınca işten atıldı.
l Kanada’da bir şirketin çalışanları, şirket hakkında Facebook’ta olumsuz görüş belirtince işten atıldı.
l Bir banka memuru, ailesinde acil bir durum olduğunu söyledi ama Facebook’taki sayfasında o gün eğlenmekte olduğu görülüyordu.

l İngiliz tenisçiler David Rice ve Naomi Brady, bira içerken çekilmiş fotoğrafları internette yayınlanınca sponsorları parayı kesti. Hele Naomi hanımın durumu daha da berbattı. Yarı çıplak ve tahrik edici pozda resimleri de bulundu.

l Oxford Üniversitesi’nde bazı öğrenciler, Facebook’taki fotoğraflarında birbirlerine traş köpüğü sıkarken, aptal salak şakalar yaparken görülüyordu. Üniversitenin olgun imajına ters düştükleri için ceza aldılar.

Bu sitelerin, iş ve eğitim başvuruları sırasında işveren ve okullar tarafından elenmeye başladığı da anlaşılıyor artık. Başvuru yapan adayın bu sitelerde adı sanı geçiyor mu? İngiliz Viadeo danışmanlık şirketi, İngiliz işverenlerin yüzde 62’sinin Facebook benzeri sitelerde araştırma yaptığını saptadı. Bazı işverenler, araştırmadan memnun kalmazsa başvuruyu hemen reddediyormuş.

Buna da çare var elbette. ABD’de “ReputationDefender” (Saygınlık Kalkanı) adlı site, hakkınızda internette dolaşan kasıtlı/kasıtsız gerçek dışı bilgileri izliyor. Arzu ettiğinizi siliyor.

İ.Ö. dönemde de (İnternet Öncesi!) yapılan yayınlar eğer toplatılmazsa ve kamuya açık bilgi halindeyse, sürekli kalıyordu. Bilgi birikiminde değişen tek şey, bilgiye erişim hızının artmış olması. Eskiden arşivde kütüphanede aranılan bilgiye bugün internetten erişiliyor. Ama eğer oraya konulmuşsa!

eoymen@bilgi.edu.tr

8 Ocak 2009 Perşembe

MATRIX

- Hiç gerçek olduğunu sandığın bir rüya gördün mü?
Ya o uykudan hiç uyanmasaydın rüya olduğunu nasıl anlayacaktın ?


''Sen beni ne sanıyorsun insan mı?''

The Architect(kahin filmin sonunda mimardan söz istiyor ve mimarda bu cevabı veriyor. çok etkilemişti beni)

5 Ocak 2009 Pazartesi

Google Page Rank - 2 -

Google pr'ım 2 olmuş az önce farkettim blogumu gezip hitimi arttıran herkese teşekkür ediyorum, 2 aydır pek güncelleyemiyordum blogu ama bu olay bana gaz verdi artık daha güncel tutmaya çalışacağım.

A short love story


A SHORT LOVE STORY IN STOP MOTION from Carlos Lascano on Vimeo.