23 Mart 2008 Pazar

The Kite Runner




The Kite Runner(Uçurtma Avcısı) aynı isimli, tüm dünyada best seller olan romanın sinema uyarlaması ama kötü bir uyarlama çünkü aşırı batı propagandası var filmde.Ana karakter olan Emir, Aganistanda batı kültürüyle büyümüş, karaktersiz ve içinde pekte iyilik olmayan biri.Hasan ise Emir'in evindeki hizmetçinin oğludur ve Emir'in arkadaşı adı altında Emir'in hizmetçiliğini ve korumalığını yapar.Emir büyüdüğünde ise Amerikada yaşayan evli ve çocukluğu hakkında yeni bir kitap yazmış yazardır ve birgün haber gelir Emir, Hasan'a olan vefa borcunu ödeyecektir.Filmde bir recm sahnesi var çok samimiyetsizce çekilmiş ve filmin bütünlüğünü bozuyor.Filmin müzikleri çok güzel hatta oscara aday olmuş bu dalda fakat Hans Zimmer ezgileri hemen farkediliyor yani pekte özgün değil.Filme şöle genel izleyici gözüyle baktığımızda mutlaka izlenmesi gereken bir film, mükemmel bir drama, son derece profesyonel oyunculuk, etkileyici uçurtma sahneleri ve baştan sona duygu yoğunluğu.Zaten film ilk 30 dakikasında ağlatmayı başarıyor ve Hasan filmde ne zaman görünse gözleri doluyor insanın.
Ve filmin son repliği en ağır darbeyi indiriyor...


" senin için bin tane olsa yakalarım"




Baba-Bazen onu sokakta mahallenin çocuklarıyla oynarken görüyorum.
Onu itip kakıyorlar, oyuncaklarını alıyorlar.
ama Emir...
Hiç karşılık vermiyor.Hiç.
Rahim-Demek ki vahşi değil.
Baba-Diğer çocuklar onunla alay ederken neler oluyor biliyor musun?
Hasan müdahale ediyor ve onları def ediyor.
Eve geldiklerinde, ona "Niye Hasan'ın yüzünde yara var?" diyorum.
"Düştü" diyor.
Bu çocukta bir şeyler eksik.
Rahim-Dostum."Çocuklar boyama kitabı değildir, onları en sevdiğin renge boyayamazsın."


Emir bir hikaye yazmıştır, Hasan sorar...

Hasan-Hikaye ne hakkında?
Emir-Sihirli fincan bulan bir adamla ilgili.
Gözyaşlarını fincana döktüğünde inciye dönüştüğünü öğreniyor.
Çok fakir biri anlıyor musun?
Hikayenin sonunda elinde bir bıçak ve kollarında karısının cesediyle bir inci dağının üzerinde oturuyor.
Hasan-Yani karısını öldürdü mü?
Emir-Evet, Hasan.
Hasan-Böylece çok ağlayıp zengin olacaktı.
Emir-Evet, Hemen anladın.
Emir-Ne?
Hasan-Yok birşey, Emir Ağa.Kahvaltını bitirdin mi?
Emir-Ne var?
Hasan-Hikaye hakkında bir soru sormama izin verir misin peki?
Emir-Tabiki.
Hasan-Adam neden karısını öldürmek zorundaydı?
Emir-Çünkü her gözyaşı inciye dönüşüyor.
Hasan-Evet ama neden sadece soğan koklamadı?
Emir-..............


Bu diyalog aslında bütün filmi özetliyor.


Emir-Okuldaki mollalar içki içmek günah diyorlar.
İçkiciler ahiret gününde cezasını ödeyecek diyorlar.
Baba-Baban günah hakkında ne düşünüyor bilmek ister misin?
Emir-Evet.
Baba-O zaman anlatayım.
Önce şunu hemen anla:
O sakallı şapşallardan kayda değer hiçbir şey öğrenemezsin.
Emir-Mollaları mı diyorsun?
Baba-O kendini beğenmiş maymunların sakalına tüküreyim.
O ibadet için bıraktıkları sakallarını tarayıp
anlamadıkları bir dilde yazılmış kitabı ezberlemekten başka birşey yapmazlar.
Sadece bir tek günah var.
O da hırsızlık.Tüm diğer günahlar hırsızlığın çeşitleri.Anladın mı Emir?
Emir-Hayır, Baba Can.
Baba-Bir adamı öldürdüğünde..
bir hayat çalmış olursun.
Karısının koca hakkını, çocuklarının baba hakkını çalmış olursun.
Yalan söyledğinde, birinin gerçeği bilme hakkını çalarsın.
Çalmaktan daha alçakça bir hareket yoktur.Anladın mı?
Emir-Evet, Baba.
Baba-Aferin.Şu günah meselesini konuşmak beni susatıyor.


Fragman:

Hiç yorum yok: