21 Temmuz 2008 Pazartesi

Amelie



Uzun zamandır izlemek istiyordum bugüne kısmetmiş izledim nihayet.Konusunu merak ederdim hep, neşeli geçen hayatı ve saflığı ifade ediyordu benim için bu film izlemeden önce.Filmin başında bulduğu eski kutuyu sahibine verirken çok duygulandım birde filmin son 10 dakikasında çok duygulandım.Amelie içine kapanık ve hayalperest(ben) öyleki (filmin sonları, burada kendimi tamemen ameliyle özdeştirdim) sevdiği adamla türlü oyunlar oynar onu uzaktan izler, kendi yüzünü bir türlü göstermez ama randevu ayarlar hep, adam randevuya geldiğindede bi türlü karşısına çıkamaz.Adam onu tanıyıp bu fotoğraftaki(maskeli) siz misiniz? dediğinde bile hayır der ama adam bi daha hayır sizsiniz dediğinde arkasını dönüp kaçar(Gerçeklerle yüzleşmek istemiyordur Amelie sadece hayallerde yaşamak istiyordur).Ve filmin en sonu Adam Amelienin çalıştığı kafeye gelir(önceden randevu ayarladığı yer, gizlice cebine not yazıp koydurtmuştu) cebine kağıdı koyan kadına sorar kim yazdı bunu die sonra filmde cebine kağıt koyan kadını, adamı ayartmaya çalışıyormuş gibi gösterirler o anda Amelie ise evinde kek yapmaya başlar hayal ettiği şey ise kek yaparken kullandığı kabartma tozunu aşık olduğu adamın marketten alıp ona getirmesi idir ama Amelie aşık olduğu adamın arkasından yaklaştığını hayal ederken arkasını döndüğünde sadece kedidir arkasında duran Amelie ağlamaya başlar burda bende ona eşlik ettim.Tam o sırada kapı çalar Aşık olduğu adam kapıdadır, Amelie kapıyı açmaz, adamda kapının altından not gönderir "geri döneceğim" sonra telefon çalar telefondaki cam kemik hastalığı olan ressam komşusudur "odanıza gidin" der Ameliye.Amelie odasına gittiğinde tvye bir video kaset konduğunu görür videodaki ressam komşusudur(Amelie filmin başından beri komşusunun kapısına gizlice video kaset bırakırdı.videolarda komşusunun hayalini kurduğu ama asla yapamadığı şeyler yer alırdı bisiklet sürmek rahat hareket etmek gibi çünkü cam kemik hastasıydı)
Videoda:
evet küçük Amelie...
Sizin kemikleriniz camdan değil.
Hayattan darbe alabilirsin.
Ama bu şansı kaçırırsan...
Senin kalbin benim iskeletim kadar
kuru ve kırılgan hale gelecek
Ne Bekliyorsun?

ve sonra Amelie kapıya koşar ve sonrası malum...


Hayat, hiç sahnelenmeyecek bir oyunun provasıdır.

Vakit varken tomurcukları topla
Zaman hala uçup gidiyor
Ve bugün gülümseyen bu çiçek
Yarın ölüyor olabilir

Carpe Diem

Hiç yorum yok: